GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE MÜMKÜN

aaeaaqaaaaaaaad0aaaajgviztnmnzy0lwzkntktngi4mi1iotbmlty5yzjmmjezzjrmnq

Son günlerde ülkemizde yaşanan terör olayları nedeniyle yediden yetmişe herkesin moralleri bozuk. Haliyle halk da da bir umutsuzluk ve tükenmişlik hissi hakim .Sokağa çıktığımızda karşınıza gelen her iki kişiden birisi ülkeyi kurtarmakla meşgul. Siyasi yorumlar, siyasetçilere verip veriştirmeler. Hükümetin veya muhalefetin çizgisi üzerine  yapılan yorumlar almış başını gidiyor.Herkes kendince teşhis koymakla meşgul. Oysa iş tedaviye gelince orada bir tutukluluk olduğu aşikar.

Büyüklerin bu yorumlarından en çok etkilenen kitleyse haliyle gençler.

Halbuki  toplumda görülen bu hezeyan özellikle gençleri farklı düşünmeye,farklı kurtuluş yolları aramaya,sorgulamaya itmeli.Çünkü en iyi fikirler hep bir kaosun içindeyken çıkar. İnsan bir kaosa düşmeden “ne yapmalıyım?” sorusunu kendine pek sorma gereği duymaz.

Görülen odur ki ülkelerdeki bu tür kargaşa hali söz konusu ülkelerin ekonomik, siyasi, askeri, hukuki, dış ilişkiler bakımından sınavdan geçtiği dönemlerde daha da yoğunlaşıyor.Tarihsel sürece baktığımızda ve konuya dair istatistikleri incelediğimizde en azından böyle bir kanıya varıyoruz.Ülkemizin son yıllarına dair tablolarda sanki bu kanıyı doğrular nitelikte.

Mesela 2016 yılı PİSA sonuçları.. Pisa, OECD ülkeleri içinde 15 yaşındaki gençler arasında yapılan bir bilgi sınavı.(Türkiye OECD ülkeleri arasında en genç nüfusa sahip ülke konumunda).Sınava 72 ülkeden 540 bin öğrenci katıldı. Sonuçlara bakıldığında Türkiye Matematikte 49’uncu, Fende 52’inci ve okuduğunu anlamada 50’inci sırayla sondan ikinci oldu.

Ekonomideyse alarm zilleri çoktan çalmaya başladı. Bunun en somut örneğiyse büyüme rakamlarıyla geldi. TÜİK rakamlarına göre Türkiye ekonomisi son 11 yılda ilk defa küçülmeye başladı.Dolarda yaşanan istikrarsızlık, ülkeden çıkış yapan yabancı yatırımcı sayısında ki artış,ihracattaki gerileme,  işsizlik rakamları  da ülkenin zor zamanlardan geçtiğinin belirtisi.

İşte ülkelerin böylesi zayıf anları emperyalistler içinse adeta biçilmiş kaftan.Çünkü ataların da dediği gibi kurt puslu havayı sever. Bu durum geçmiş dönemlerde hep aynı şekilde cereyan etmiş. Osmanlı zamanında da böyleymiş. Cumhuriyetimiz döneminde de böyle. Bundan sonra da böyle olmaya da devam edecek. Yani Emperyalist güçler her zaman sizin en zayıf anınızı kollayıp harekete geçmekte tereddüt etmeyecekler. Bu stratejiyi 15 temmuzda net bir şekilde gösterdiler. Yıllardır Türkiye üzerine oynanan oyunlar bir nevi  15 temmuzla iyiden iyiye gün yüzüne çıktı.

Aslında son yaşananlara bakıldığında sadece ülkemizde değil dünya sahnesinde olumsuz bir hava hakim. Siyasi tercihlerin değiştiği, ülke yönetimlerinde siyasi şokların yaşandığı bir düzen şekillenmeye başladı. ABD seçimleri ve Trump’ın başkanlığa gelmesi buna en iyi örnek.

Avrupa da da farklı bir durum yok. Brexit vakası, Fransa ve İtalya da ki çatlaklıklar, Hollanda da hissedilen kıpırtılar, Almanya da son zamanlarda Merkel’ in eleştirilen politikaları vs.. Dünyada düzenin değişmeye başladığının bir göstergesi aslında. Orta doğu bataklığında yaşananlarsa hepimizce malum.

İşte bütün bu kaosun içerisinde oluşmaya başlayan bir başka dünya daha var: Dördüncü sanayi devrimi. Bir başka adıyla “ROBOT ÇAĞI”

Hızla değişen zaman zaman ayak uydurmakta zorlandığımız bir teknoloji, yazılım ve bilişim çağı bu çağ.Bu çağın arkasında eğitim, bilim, yazılım, matematik ve ar-ge var. Ülkelerin gücü elinde bulundurması artık bu yoldan geçiyor. Mark Zuckerberg ‘in  kodlamasını yaptığı bir Facebook’ un maliyeti bugün 21.8 milyar$. 53 kişilik bir ekiple kurulan Whattsap’ ın maliyetiyse 19 milyar$. Sadece ve sadece arkasında 13 kişilik bir ekip olan İnstagram’ a biçilen değerse 1 milyar$

Bu başarıların arkasında ise gençler var. Bir kodlamayla  ülkelerine ne denli büyük bir ekonomik güç sağladıklarını düşünebiliyor musunuz? Üstelik bununla da  kalmıyorlar.Mesela Elon Mask’ ın Marsta insan kolonisi kuracağını açıklaması, 3D yazıcılarla insan vücudundaki organların basılmaya başlanması ve Uzay boşluğundaki atık yığınının temizlenmesi projesiyle doruk noktasına ulaşan bir dünyadan bahsediyoruz.

Peki bizim gençlerimiz neden bu dünyada yer almasın?

40 yıldır aynı acılarla kavruluyoruz, aynı tepkileri veriyoruz lakin artık farklı yollar denemenin zamanı gelmedi mi? Diğer ülkelerde yaşanan zorluklar ülkelere neden teğet geçiyor sanıyorsunuz? Sizce en az hasarla nasıl işin içinden çıkabiliyorlar?Ben ülkemizdeki gençlerinde yaşanan acıları fırsata çevirmekte başarılı olacaklarına inanıyorum.Çünkü bu inancımı perçinleyen  bu topraklardan yetişmiş, hiçbir şeyin imkansız olmadığını kanıtlayan örnekler var ülkemde. Tek göz bir odada 8 çocuklu bir ailede, maddi imkansızlıklar içerisinde hayal kurmayı başaran ve bu hayalinin peşinden giderek Nobel’i alan bir “Aziz Sancar” var mesela. Yaşadığı deprem neticesinde başka bir okulda eğitim görmek zorunda kalan ancak yine de hayalinden vazgeçmeyerek ilk giyilebilir kalp pilini icat eden “Canan Dağdeviren” var. Kireçlenmeye sebep olan nanobakterileri bularak Nasa’ya uzanan  yolda bir an bile hayalinden geri adım atmayan “Neva Çiftçioğlu Banes” var.

Örnekleri çoğaltmak mümkün.Üstelik yalnız bilim alanında da değil.Edebiyat,sanat,tıp,ekonomi gibi her alanda bu topraklardan çıkmış başarılı insanlar mevcut.Hepsinin tek bir ortak özelliği var.Hiçbirisi herkesin gittiği yoldan gitmemiş ve hepsi kendine aynı soruyu sormuş: Bu ülke için nasıl yeni bir şey söylemeliyim?

İşte bu noktada ülkemizdeki nice gençler de gereksiz siyasi polemiklerle zaman kaybederek,TV başında hiçbir getirisi olmayan abuk subuk programlarla zaman öldürerek beyinlerini hipnoz etmemeliler.Bu ülke için heyecan duymalı,asla umutsuzluğa kapılmadan hayallerinin peşinden gitmeliler.Türk gençlerinde bu cesaret ve azim var.Bunu 15 temmuz gecesi o tankın altına yatarak gösterdiler.Lakin bu yeterli değil.Türk gencini o tanklara siper olmak zorunda bırakan dış güçlerin üstesinden gelmek ancak , sorgulayan, düşünen çocuklar ve gençlerle  mümkün. Bunun yolu da eğitime inanan ve bu yolda azimle çalışan gençlerle gerçekleşecek.

Geçen yıllar asla geri gelmiyor. Gayesiz yitip giden yılların ardından dönüp baktığınızda keşkelerinizin olmaması için bugünden işi sıkı tutma zamanı.Daha güçlü bir Türkiye ancak böyle mümkün.

Başka çaremiz yok.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s