NEDEN GİRİŞİMCİ İŞ PLANI YAZAMIYORUZ?

Son yıllarda ülkemizde girişimciliği teşvik etme ve destekleme faaliyetlerinde gözle görülür bir çaba söz konusu.

Gerek özel kurumlarda gerekse Stk’lar ve üniversitelerde uzman kişilerce düzenlenen paneller, seminerlerde bunun bir kanıtı.

Ayrıca devletin de, kendi işinin patronu olmak, işini büyütmek isteyen girişimcilere eğitim, hibe, faizsiz kredi yoluyla çeşitli teşvikler sunduğu da bir gerçek.

Özellikle ilk defa iş yeri açacak olan girişimciler için ilk aşamada geri ödemesiz 50 bin TL hibe veren kurum olarak KOSGEB(Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) ön plana çıkıyor.

images-1

Peki söz konusu hibeyi almak zannedildiği kadar basit mi?

Ya da şöyle sorayım.

Söz konusu hibeyi alabilmek için ne gibi şartlar taşımak gerekiyor?

Kosgeb’in vereceği hibeden faydalanmak için:

  • Girişimcinin başvuru tabiri itibariyle son bir yıl içerisinde aynı faaliyet konusu içerisinde şahıs işletmesinin bulunmaması
  • Tüzel kişi statüsünde kurulmuş herhangi bir işletmede %50′ den fazla ortaklığının olmaması
  • Türk Ticaret Kanununda kurulacak işletmenin gerçek veya tüzel kişi statüsünde olmaması
  • Girişimcinin destek sürecinde başka bir kurum veya kuruluşta SGK kapsamında çalışmıyor olması(Öğretim elemanları hariç) gibi şartları var.

Söz konusu şartlardan haberi olmaksızın destekten yararlanacağını umut eden ve sonuçta hayal kırıklığı yaşayan pek çok girişimci adayının olması üzüntü verici. Çünkü halen toplumun belirli kesiminde Kosgeb’ in 50 bin TL’ lik desteği herkese koşulsuz verdiği gibi yanlış kanaate sahip insanların sayısı bir hayli fazla. Bu durum Anadolu da özellikle daha belirgin.

Girişimci adaylarının ise 50 bin TL’ lik hibeden faydalanmaları için bir diğer şart ise 32 saatlik “Uygulamalı Girişimcilik”Eğitimi” ni tamamlayıp girişimcilik sertifikası almaları.

Bu eğitim hem Kosgeb birimleri tarafından hem de Kosgeb ile işbirliği içerisinde bulunan, Kaymakamlıklar, Belediyeler, İş kur, Halk Eğitim Merkezleri, Ticaret Odaları, tarafından veriliyor. Ayrıca üniversitelerde de örgün eğitim çerçevesinde girişimcilik dersleri adı altında aynı eğitimi almak mümkün.

Diyelim ki destekten faydalanmak için gereken şartları taşıyorsunuz ve Uygulamalı Girişimcilik Eğitimini tamamlayıp, sertifikanızı da aldınız ve artık Kosgeb’ e başvurmaya hazırsınız.

Peki şimdi ne olacak?

İşte asıl sorun bundan sonra başlıyor.

Çünkü Kosgeb’ den desteği almanızın yolu bu bütün kıstaslar bir tarafa dursun asıl önem taşıyan başka bir belgeye bağlı.

O belgenin adıysa “GİRİŞİMCİ İŞ PLANI”

Peki nedir bu Girişimci İş Planı? Ne işe yarar?

Biz Plan

Çok basit bir tabirle anlatmak gerekirse girişimcinin iş yerinin bir çeşit biyografisi diyebiliriz.Yani girişimci adayı kuracağı iş yerini Kosgeb’ e öyle bir anlatmalı ki kurumun yetkilileri bu iş yerinin sürdürülebilir, kar’ a müsait, nitelikli, bir ticari işletme olacağına kanaat getirmeliler.

İşte bunu sağlamanın yolu da iyi bir iş planının hazırlanmasından geçiyor.

Yani Kosgep sizden İş planı adı altında özentili cümlelerle kurulu fakat özde içi boş bir kağıt parçası istemiyor. İş yerinin vizyonu, amacı, iş yerine konu olan faaliyetin niteliği ve işlevini Kosgeb’ e çok iyi anlatmalı ve bunu gerçekçi rakamlarla da desteklemelisiniz. Dolayısıyla Kosgeb yetkililerinin de sizin iş planınızı okuduklarında hafızalarında iş yerinize dair net bir tablo canlanmalı.

Fakat gelin görün ki“Uygulamalı Girişimcilik eğitimi” ni tamamlayan kursiyerlerin hemen hemen %90′ nı kendi iş planını hazırlayamıyor.Zira verilen eğitimlerde iş planının hazırlanması kısmında konunun üstünkörü geçildiği ve eğitimin genelde sohbet havasında geçtiği artık yadsınamaz bir gerçek. Zaten gözlemlediğim kadarıyla eğitmenlerin çoğunun iş planının hazırlanmasını bilmediği görülüyor.

Bu arada eğitim saatinin 32 saate indirgendiğini de yeni öğrendim. Zira daha önce  bu süre 70 saati kapsıyordu. Ayrıca eğitmenlerin eğitim boyunca saat ücreti üzerinden ve sigortalı çalışıyor olmaları da işin düşündüren bir başka boyutu.Ancak her şeye rağmen işini önemseyen ve emeğinin karşılığını almak için çabalayan eğitimcilerin olduğu gerçeğini de kabul etmek gerekir.

Bir zamanlar bende bu eğitimden faydalanmıştım. Neyse ki bu konuda şansım yaver gitti ve bizi  iş planı hazırlamayı öğretmeden mezun etmeyeceğini söyleyen bir eğitmene denk gelmiştim.

Öte yandan her şeye rağmen iş planının hazırlanması için eğitimciler kadar eğitimi alan kişilerinde sorumluluk üstlenmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Zira Kosgeb desteğinden faydalanmak için başvuran gençler arasında bir hayli fazla üniversite mezunu genç de bulunuyor.

İş planına dair hiçbir şey bilmeseler dahi İnternet gibi bilgiye ulaşmanın anlık olduğu fırsatlar dünyasında araştıran, sorgulayan bir gençliğin biraz sabırla bu işin üstesinden geleceğinden eminim. Kuracakları işin faaliyet konusuna dair doneleri iyi toplamaları, işin niteliğini ve kurulum aşamasındaki hesapları gerçekçi bir bakış açısıyla analiz etmeleri onlar için zor olmasa gerek. Sonrasında da biraz sabırla kendi iş planlarını yazabilirler.

Bununla beraber her kursiyerden iş planı hazırlamasını beklemekte abesle iştigal olur. Zira bu eğitime katılanlar arasında eğitim düzeyi ilkokul seviyesinde olan girişimci adayları da var. Çünkü uygulamalı girişimcilik eğitimine katılım için 18 yaşını tamamlamış olmak ve ilkokul mezunu olmak yeterli oluyor.

Hal böyle olunca bu sıkıntı yeni bir sektöre daha kapı açıyor.Artık iş planını A’ dan Z’ ye hazırlayan ofisler ve danışmanlık firmaları var. Arz-talep meselesi yani.

Bu tür firmalar ülkenin hemen hemen her ilinde mevcut. İşini dürüstçe yapan firmalara bir itirazımız yok lakin her sektörde olduğu gibi bu konuda işin ticari boyutunu ön planda tutan firmalarda yok değil.

İş planının hazırlanması aşamasını bin dereden su getirerek  anlatan ve deyim yerindeyse girişimcinin gözlerinin fal taşı gibi açılmasına meydan vererek sonunda fahiş fiyata işi göğüsleyen firmalarda bir hayli fazla.

Zaten elde avuçta bulunmayan, mağdur durumda olan iyi kötü bir iş yeri açarak ülkeye vergisini ödemek isteyen ve bu hayalini de Kosgeb’e bağlayan bir girişimci adayının alacağı hibe tutarı 50 bin TL. Bu miktarın yaklaşık 1/4′ ünü iş planı hazırlatmak için vereceğini düşünecek olursak bu durumda vatandaş ne yapsın? diye sorası geliyor insanın.

Her şeyi devletten beklememek gerekir. Birazda kendimiz elimiz taşın altına koymalıyız mantığıyla yola çıkan vatandaş  maalesef ki yarı yolda kalıyor. Dolayısıyla bu sistemin daha düzenli işlemesi için eksikliklerin ciddi anlamda düzeltilmesi gerekiyor. En azından daha nitelikli bir girişimci eğitimiyle bu konudaki sıkıntı azaltılabilir. Ya da iş planı hazırlayan firmalar için girişimciye ek  ödeme desteğinde bulunulabilir mi? diye akıllara çeşitli çözüm yolları gelmiyor değil.

Dilerim ilgili mercilerin hiçbirisi mağdur edilmeden orta bir hal bulunarak bu sorun çözüme kavuşturulur.

Hiç değilse alanda memnun olur satanda.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s